Campus Sessions #3: Tuğba Özer

tubga

Tür ayrımı gözetmeksizin kampüste üretilen güzel müzikleri kampüsün güzel yerlerinde, büyük prodüksiyonlardan uzak, olabildiğince gerçek biçimlerde kaydedip sizlere ulaştırmayı hedefleyen mini programımız Campus Sessions‘ın üçüncü bölümü ile karşınızdayız!

Her yeni bölümde kampüsün ne kadar bereketli olduğunu fark ediyoruz. Bundan önce bir bölüm a capella, bir bölüm de solo gitar çektik. Bu bölümde ise Tuğba Özer bize viyolonseliyle enstrümantal eserler icra etti. Yelpaze genişliyor!

Her konuğumuzdan, kendisiyle ilgili bilgiler göndermesini istiyoruz, sonrasında gelen bilgileri derleyip burada paylaşıyoruz. Tuğba’dan da kendisini tanıtmasını istedik, bize öyle bir metin gönderdi ki, değiştirmeye, düzenlemeye elimiz gitmedi:

Ben Tuğba. Sen de hayalperest, ben diyeyim tutkulu. Lise çağımda, bir mimarlıktır, bir viyolonseldir deyip tutturdum. İkisine de üniversitede kavuştum. Canım ODTÜ, her şeyi içinde barındırıyor tabii…

Bölüme henüz başlamadığım ilk yıl, müzikle tanıştım. Sorumluluklarımın, hayal kırıklıklarımın henüz katlanmadığı o ilk zamanların tadı bir başkaydı. Sonraki yıl mimarlık da hayatıma girdi. Biraz üzdü, biraz bocalattı, biraz parçaladı; ama yine de hem müzik hem mimarlık demeye devam ettim. Mimarlığın bütün o yoğun, çetrefilli sürecine rağmen 2. sınıfta Başkent Oda Orkestrası’na dahil oldum. Onların içinde müziğin bir parçası olmayı öğrendim.

İlerleyen zamanlarda biraz mimarlıktan biraz müzikten uzaklaştım; ama hiçbir zaman tam anlamıyla birbirimizden kopamadık. Şubat 2014’te mimarlıktan mezun oldum. Nasıl yapacağımı bilemesem de bir şekilde müzik ve mimarlığı birleştirmeyi istiyordum. Bu yüzden de, yine mimarlıkta yüksek lisansa başladım. Belirsizliklerin, git-gellerin,endişelerin birbirini takip ettiği bir dönemden sağ çıkabildiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Aynı yılın mayıs ayında dinlediğim iki konserden sonra, müziğin, hayatımın geri kalanında benimle beraber olacağına  karar verdim. Sonrasında çıktığım bir konser de bu hislerimi güçlendirdi.  

Bir sonraki dönemde başka başka müziklerle tanıştım. ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu‘nun bünyesinde Nevniyaz’a dahil oldum. Hiç bilmediğim eserleri dinlemeye, kanunun, neyin, udun seslerini yakından duymaya, onlarla beraber çalmaya başladım. Bir yanım Bach çalarken kendinden geçiyor, öteki yanım da Hicaz Sirto çalmaya çalışırken keyifleniyordu.

Şimdilerde hayal kırıklıklarımdan bir parça uzaklaşmış olmalıyım. Hala mimarlıkla müziği kesiştirmeye çabalıyorum. Ona yetemediğimi bilsem de müziği daha çok hissedebiliyorum. Onunlayken kendimi huzurlu hissedebiliyorum. Bu güzel bir his, evet, biliyorum…

Okuduğunuz gibi, Tuğba bir mimar. Biz de fakülteden çok uzaklaşmadık, Tuğba’yı Mimarlık Fakültesi girişinde, hazırlığa giden yolda kaydettik.

İlk olarak dinlemekten müthiş keyif aldığını belirttiği, Yansımalar’ın ilk albümünde yer alan Birol Yayla bestesi Ağıt isimli eseri icra etti Tuğba bize. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ikinci sınıf öğrencisi Mert Saygın da kendisine gitarıyla eşlik etti bu eserde.

Ardından da arka arkaya, Johann Sebastian Bach’ın viyolonsel için bestelediği süitlerden ilkinin Allemande ve Sarabande bölümlerini dinledik kendisinden.

Solo Viyolonsel Süitleri, Johann Sebastian Bach tarafından bestelenmiş en bilinen viyolonsel eserlerinden. Kesin bir bilgi olmasa da 1717-1723 yılları arasında bestelendiği düşünülüyor. Toplamda 6 süit ve her süitin de 6 kısmı var. Bu kısımlar Prelude, Allemande, Courante, Sarabande, Minuet veya Bourrée veya Gavotte, Gigue olarak adlandırılmış. Prelude dışındaki kısımların her biri aslında bir dans formu, ancak bu eserler dans etmek için yazılmamış.

Bach Süitleri, çello çalmaya başladıktan sonra hayatıma dahil oldular. Bütün süitlerin kaydını, ilk kez Mstislav Rostropovich’ten dinlemiştim. Günlerden bir gün, çello hocam çalışmam için 1. Süidin Prelude’ünü verdiğinde nasıl da mutlu oldum. Onu çalmayı denemek bile bambaşka bir boyuta çıkmak gibiydi. Şimdilerde eserlerin biraz da içine girdiğimi, onların da beni başka bir boyuta götürdüğünü itiraf etmeliyim.  

Süit No:1 BWV 1007 Allemande

Süit No:1 BWV 1007 Sarabande:

METUEvents olarak kampüsün seslerini kaydetmeye devam edeceğiz, hiçbir şey kaçırmamak için bizi şu hesaplardan takip edebilirsiniz:

http://heretkinlik.com//son
http://facebook.com/metuevents
http://twitter.com/metuevents
http://youtube.com/metuevents

Görüntü: Mehmet Şimşek & Mücahit Gürbüz
Kurgu: Mehmet Şimşek