Campus Sessions #18: Emongas

sitecoveremongas

Tür ayrımı gözetmeksizin kampüste üretilen güzel müzikleri kampüsün güzel yerlerinde, büyük prodüksiyonlardan uzak, olabildiğince gerçek biçimlerde kaydedip sizlere ulaştırmayı hedefleyen mini programımız Campus Sessions’ın on sekizinci bölümü ile karşınızdayız!

Taptaze bir proje olan Emongas’ı konuk ettiğimiz on sekizinci bölümle sezonu kapatıyoruz. Campus Sessions ikinci yılını doldurdu. Elimizde 18 bölüm, 54 performans, çeşit çeşit enstrüman, onlarca da başarılı müzisyen var. Ne güzel!

2016 yılının sonlarında klasik gitarda Sonat Çelebi ve mandolinde Uygar Erkuş’un temellerini attıkları Emongas, 2017 yılı ile çalışmalarına başlamış. “Grubu kurarken birtakım dertlerimiz ve niyetlerimiz vardı.” diyor Emongas ve şöyle devam ediyor: “Öncelikle çaldığımız müziklerin dinlenmesini ve müzik dolu anların dinleyenlerle birlikte paylaşıldığını hissetmek istiyorduk. Bu yüzden klasik müzik temelli bir müzik yapmayı ve duyulmayanı, dönüp bakılmayanı dostlarımızla ve çevremizdekilerle paylaşmayı istedik. Kalabalık grupların toplanma ve prova yapma sıkıntılarını da çokça tecrübe ettiğimiz için, grubun yapısını katı tutmayıp, emeği ve özeni odak alarak, müziğimizi o kadar çok müzisyene açmak istedik ki, tiyatroda yapmış olduğumuz oyuncu-müzisyen şeklini, dinleyici-müzisyen’e çevirebilir miyiz’in yollarını aramaya koyulduk.” Bu çağrıya kulak veren ilk müzisyenler perküsyonda Semih Ali Aksoy ve klarnette Mustafa Zorbaz olmuş. Emongas ilerleyen zamanlarda sahnesini daha çok müzisyenle paylaşmak ve müziğini daha duyulur kılmak istiyor. Bu arada Emongas, “among us”!

Grup üyelerine geçelim ve klasik gitar çalan Sonat’ı tanıyalım:

Sonat Ankara doğumlu. Babasının yönlendirmesiyle piyano ve solfej derslerine 11 yaşında başlamış. Piyanoyla bir türlü yıldızı barışmamış, bu sebepten bir yıl sonra klasik gitara gönül vermiş. ODTÜ’yü kazandıktan sonra Klasik Gitar Topluluğu’nda hatrı sayılır işler yapmış. 2010 yılında ise sıkı dostluklarını sahneye taşıyarak progressive world folk tarzında müzik yapan DoğuBatı’ya katılmış. En son projesi ise Uygar’la beraber temelini attıkları Emongas.

Grupta mandolin çalan Uygar’ın ise hikâyesi 1989 yılında başlamış. 10 yaşında klasik gitar çalarak müzikle ilk bağlarını kuran Uygar, pek başarılı olamadığını düşünüp liseye kadar gitara ara vermiş. Lisede ise Trahom isimli bir metal grubuna dahil olarak müzikle arasındaki buzları eritmiş; sonrasında üniversitede müzik çalışmalarına daha sıkı sarılarak devam etmiş. Uygar ODTÜ Oyuncuları’nın bir parçası, 2009 yılından bu yana Oyuncular’ın yaptığı tiyatro oyunlarına özgün müzikler bestelemiş ve mandolinle de bu yıllarda çalışmış. 2010 yılında sekiz kişilik bir kadroyla kurdukları DoğuBatı’ya da mandolin ve gitarla eşlik etmiş. “Sokaklarda cümbüş, barlarda gitar, ormanlarda mandolin çalan Uygar” son olarak mandolinde karar kılmış ve 2015 yılından bu yana mandolinle ilgilenmekte.

Semih Ali Aksoy da perküsyonla dâhil oluyor gruba. Ali lisede bas gitarla başlıyor müziğe ama ritmi daha çok sevdiğini fark ediyor ve üniversiteye başlayınca yüzünü perküsyona çeviriyor. ODTÜ Oyuncuları’nda oyun müzikleri yaparken, bongosunun yanına başka enstrümanlar da eklemeye başlıyor. Perküsyonda işler böyle çünkü, ne kadar çok ekipman, o kadar zengin müzik. Böyle olunca dinlediği müzikler, tarzlar, merak ettiği coğrafyalar artıyor. “Onlar çoğaldıkça ben de çoğaldım ve daha çok sevdim müziği.” diyor Ali. Lise arkadaşlarından Burak’la kurduğu Motif’le beraber müzik gruplarında çalmaya başlıyor. Semih Ali de DoğuBatı üyelerinden biri.

1988 yılında Denizli’de dünyaya gelen Mustafa Zorbaz da 16 yaşından bu yana bağlama icra ediyor. Lisans için geldiği ODTÜ’de Türk Halk Bilimi Topluluğu çatısı altında birçok etkinliğe katılıyor. Mezun olduktan sonra da yurtiçi ve yurtdışında çeşitli konserlerde çalan Mustafa dört senedir de klarinetle ilgileniyor.

Tenis Kortları’nın arkasındaki ormanda kaydettiğimiz bu bölüm bizim için sıradışı bir tecrübeydi. Huzur bulduk. Umarım siz de benzer şeyler hissedersiniz!

Bize icra ettikleri ilk eser, bestesi Kemâni Serkis Efendi’ye ait olan Kimseye Etmem Şikâyet isimli şarkıydı.

Emongas’tan ikinci olarak Uygar’ın Sercan Peşan’la birlikte yaptığı bir besteyi dinledik: Oryantal Vals.

Ve son olarak eser, başlı başına bir müzikal yolculuk: Robert Carr bestesi Divisions Upon an Italian Ground ve ortasında King Henry the VIII’e ait geleneksel bir İngiliz ezgisi, Greensleeves.

Emongas müzik yolculuğuna günbatımında yapmayı tercih ettikleri konserlerle başladı. İlk kez Müjgân’da sahne aldılar. En yakın konserleri de cumartesi günü Aylak Teras’ta. Kendilerini takip etmek için şu bağlantıları kullanabilirsiniz:

https://www.facebook.com/emongasbiz

http://instagram.com/emongas_biz

METU Events Campus Sessions kampüsten yükselen sesleri sizlerle buluşturmaya ısrarla devam edecek. Özledikçe eski videoları izleyin ve bizi mutlaka takip edin!

http://metuevents.com
http://facebook.com/metuevents
http://twitter.com/metuevents
http://youtube.com/metuevents
http://instagram.com/metu_events

Görüntü: Mehmet Şimşek & Sezen Yüksel & Çağın Başkan
Kurgu: Mehmet Şimşek

Yalçın Savrun’a teşekkürler…