Campus Sessions #14: Mai

sitecover

Tür ayrımı gözetmeksizin kampüste üretilen güzel müzikleri kampüsün güzel yerlerinde, büyük prodüksiyonlardan uzak, olabildiğince gerçek biçimlerde kaydedip sizlere ulaştırmayı hedefleyen mini programımız Campus Sessions’ın on dördüncü bölümü ile karşınızdayız!

Yeni dönemin ilk bölümünde Mai’yi konuk ettik. Grup bize kendilerine ait iki beste ile bir cover çaldı. Mai ile birlikte yine bazı ilkler gerçekleşmiş oldu, ilk kez davul ve perdesiz bas gitar kaydetmiş olduk.

Mai aslında yeni bir grup değil. Bundan dört yıl önce yola çıkan Mai, zaman içinde farklı tecrübelerin, farklı fikirlerin ortak noktası olmuş. Başlangıçtan bugüne dek çeşitli değişimler de geçiren grup müzikal amaçlarını şöyle ifade ediyor: “Beste odaklı çalışan Mai, geleceğe dair planlar kurmaktan ziyade bulunulan zamanı tecrübe ederek yoğrulmaktadır, diyebiliriz. Beste çalışmaları da tecrübe edilen her yeni ânın, yeniden başlama ve kendini tanıma hâliyle ilintisini ifade etmeye çalışıyor.”

Grubun üyelerini şöyle sıralayalım:

Şermin Özlem Turhan: Vokal / Bağlama / Metalofon
Yalçın Savrun: Akustik Gitar / Klarinet / Vokal
Can Karacadağlı: Akustik Gitar / Vokal
R. Eren Acar: Perdeli / Perdesiz Bas Gitar
Bertuğ Altan: Davul

Grup üyelerinin bir kısmı aslında tanıdık yüzler. Yalçın ve Can daha önce Utepils‘le, Bertuğ ise Kaset‘le çalmıştı.

Şermin müzik yaşantısına ortaokulda aldığı bağlama dersleriyle başlamış. 2004 yılında liseden arkadaşlarıyla Zahter Halk Müziği Grubu‘nu kurmuş. Grup çalışmalarına hâlâ devam ediyor, hatta 18 Ekim‘de ODTÜ KKM‘de bir konserleri bile var. ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünü kazandıktan sonra The Company Musicals‘a katılan Şermin, Mai’de birlikte yer alacağı arkadaşlarıyla da bu topluluk sayesinde tanışmış. Bir dönem Arda Doğan The Big Band ve The Golden Balkan Band orkestralarında yer almış, şu sıralar ise opera ile ilgileniyor. Türk Standartları Enstitüsü‘nde Uzman Yardımcısı olarak çalışmaya devam ediyor öte yandan.

Yalçın‘ı daha önce şöyle anlatmıştık: “Kral TV’nin karşısında şarkı söyleyip dans eden çocuklardandım.” diyor. İlkokul 4. sınıfta gitar öğrenmiş biraz, sonra pek üzerine düşmemiş. Ama söylemeyi hiç bırakmamış. Lisede ilk kez sahneye çıkmış, Can’ın da dahil olduğu grupla. Üniversiteye gelince, önce seçmeli şan dersi almış, sonrasında Müzikal Topluluğu’na girmiş. Utepils’in dışında, yine Müzikal Topluluğu çıkışlı insanlardan oluşan iki projesi daha var: Bilader ve Mai. “Topluluk hayatımı değiştirdi,” diyor, gerek hep aynı çevreyle müzik yapması, gerek de bu süreçte karşısında çıkan insanlardan öğrendiklerine istinaden.

Can‘ı da şöyle tanıyoruz: Can ise müziğe aile desteği ile başlayanlardan. İlk olarak klavye çalmaya başlamış, sonrasında gitar öğrenmiş. Üç sene klasik gitar dersi almış, devamında ise yavaş yavaş beste yapmaya başlamış. İlk bestesini 8. sınıfta yapmış. Lise yaşantısının büyük bir kısmını da müzik kaplamış yine. İlk grubunu lisede, grubun klarinetçisi Yalçın ile birlikte kurmuşlar. Sonra beraber ODTÜ’ye gelmişler ve Müzikal Topluluğu’na girmişler. Can Müzikal Topluluğu‘ndan sonra müzikle hiç olmadığı kadar içli dışlı olduğunu söylüyor. Yalçın’la beraber Bilader isimli başka bir projeleri de mevcut aynı zamanda.

Eren ise kendini ‘misafir sanatçı’ olarak tanımlıyor. Müziğe lisede klasik gitarla başlayıp sonrasında bas gitara geçen Eren, Ufuk Üniversitesi Uluslararası Ticaret bölümünden mezun. Bir süre Zahter’de çalmış, bunun yanında da Ankara’da birçok grupla çeşitli barlarda sahne almış. 1 senelik Hollanda macerasında da Ankara’daki gibi bir yaşamı olmuş, blues barlarda sabahlara kadar müzik yapmış. Şimdilik Mai’den başka dahil olduğu bir proje yok. Öte yandan, bizim anladığımız kadarıyla Eren sıkı bir motosiklet tutkunu.

Ve Bertuğ, onu da Kaset‘ten tanıyoruz. Bertuğ da lise yıllarında başlamış müziğe, stüdyolara gidip dinlediği şeyleri kendi kendine davula dökmeye çalışmış. Lisede birçok konserde sahne almış, üniversiteye geldiğinde ise The Company Musicals orkestrasına dahil olmuş. Orada tanıştığı insanlarla birçok farklı grup kurmuş ve projeler gerçekleştirmiş. Şimdilerde ise yine aynı çevreden insanlarla Mai’nin haricinde Kaset ve Bilader‘le çalıyor.

Mai ile doğrudan Kütüphane‘nin (ya da matematik’in) önünde buluştuk. “Barışı kadınlar getirecek, inatla, ısrarla!” yazılamasının önüne kurulduk. Bu bölüm dinleyici ile temasın en çok olduğu bölümdü sanıyoruz, provalar, kayıtlar tümüyle bir açık hava konseri tadında geçti.

İlk olarak bize sözünü ve müziği kendilerine ait olan Eldiven isimli şarkılarını çaldılar.

İkinci şarkı ise yine Mai‘ye ait: Oysa.

Son olarak Morcheeba isimli gruptan Enjoy The Ride isimli şarkıyı dinledik Mai’den.

Mai’nin şöyle bir Facebook sayfası var, bizce takip etmelisiniz.

Geçen dönem verdiğimiz sözü tuttuk ve yeni dönem başlar başlamaz ilk bölümü çektik. Paylaşmaktan da büyük sevinç duyuyoruz.

METU Events Campus Sessions kampüsten yükselen sesleri sizlerle buluşturmaya devam edecek. (O yüzden havalar ne kadar geç soğursa o kadar iyi :))

http://metuevents.com
http://facebook.com/metuevents
http://twitter.com/metuevents
http://youtube.com/metuevents
http://instagram.com/metu_events

Görüntü & Ses & Kurgu: Mehmet Şimşek
Mücahit Gürbüz‘e ve Marksist Fikir Topluluğu‘na teşekkürler…